En Sevdiğim Çizgi Film Karakteri

Düşünce

Bazen kuşların ne kadar özgür olduklarını düşünüyorum. Ve bazende kendimin ne kadar özgür olduğumu düşünüyorum. Ama aslında kuşlarda bende özgür değiliz. Bazen en küçük şeyde dünyalar benim oluyor. Ama en küçük başka bir şeyde de tüm dünya başıma yıkılıyor. Kuşların hep insanlardan kaçarak ve her yerden yemek bulmaya çalıştığını gördüğüm zaman özgür oldukları düşüncesi aklımdan bir anda yok oluyor. Ve anlıyorum ki hiç bir şey dışarıdan göründüğü gibi değil.

Bir gün  boş bir alana parça parça bir sürü kuru mısır attım. Beş dakika sonra bir sürü kuş geldi mısırları yemeye başladılar. Onları izlerken gerçekten onlar kadar mutlu oldum diyebilirim. Daha sonra aralarında hepsinden çok daha farklı bir kuş gördüm. Ve onun benden hiç korkmadığını anladım. Her bir tüyü yuvarlak ve küçüktü. Ve her tüy üç renkti. Kenarları siyah, ortası da gri ve beyazdı. Ve diğerleri gibi kıpırdadığım anda kaçanlardan da değildi çok farklıydı. Bu kuşu gördükten sonra her gün oraya parça mısırlar koydum ve o kuş da her gün gelip mısırları yedi. Ve o kuşu favoride kuşum yaptım.Ama artık gelmiyor.Çünkü ekmeği atacak yer yok.Ticaret genişlese de genellikle bizi hep olumsuz yönden etkiliyor. “ASLINDA HİÇBİRİMİZ BÖYLE OLSUN İSTEMEDİK.”

Uçağı Kaçırdım Ama Namaz’ı Kaçırmadım

Okullar bitmiş tatil ile birlikte yaz da gelmişti.

Ben tatile akrabalarımı ziyarete gidecektim.

Ama akrabalarım’ın evi  uzak olduğu için uçakla gidecektim.

Saate bir baktım ki uçağın kalkmasına yarım saat kalmış.

Birden uçagımı kaçıracagım diye çok korktum.

Aslında evim havalimanına yakındı ama ben yinede endişelendim.

Namazımı da kılmamıstım namazımın geçmesine de yarım saat kalmıstı.

Hazırlandım ve kapıdan dısarı adımımı attım ki o an hersey durdu.

Nefes alamıyordum. Ve zatende buna ihtiyaç duymuyordum.

Ve ne kadar denesem de hiçbir sesi duyamıyordum.

Birden bire ailemin tüm üyeleri gözümün önüne geldi.

Bana bakıyorlardı.Ve birden bire hepsi yere düştü.Çok korktum.

Birden bir ses duydum şöyle diyordu “Euzubillahimineşşeytanirraciym Bismillahirrahmanirrahim” ve sonra bende tekrarladım

Euzubillahimineşşeytanirraciym Bismillahirrahmanirrahim.

Ve sonra birden bire bedenim bana sormadan hareket etmeye başladı.

Dış kapı’nın en uzak odasına götürdüler beni ve sonra abdest aldırdılar.

Başıma bir başörtü taktılar.Ve sonra seccademi serdiler.

Ellerim bana tekbir aldırdılar.Ve o anda serbest bıraktılar beni.

Hemen gidip uçağa yetişebilirdim ama namaza basladım.

Namazımı bitirip kapıdan dısarı çıktım.

Apartmanın kapısını açtıgım anda kendimi akrabalarımın evinde buldum.


Bir Türlü Anlam Veremediğim Hayat

Aaaaah ah ne zor bu hayat. Gerçekten bir anlam veremiyorum. Çevremdeki insanlar çok saçma davranıyorlar. Tabi ailem ve en iyi dostum hariç :) . Büyükler çocuk gibi davranıp onlardan daha küçükler gibi oluyorlar. Ve küçükler ise büyükler gibi olmaya çalışıyorlar. Büyüklere çocuk olmak, küçüklere de büyük olmak cık cık  cık cık hiç yakışmıyor. Allah ne verdiyse. :)

Zora Üzülme

Her zora üzülme,arkasında çözüm vardır,

Her zorluğa gücenme, her zorluğun kolayı vardır.

Çok basit bir soruya yanlış cevap verince,

Eve gittin çalıştın, sanki soru değişmiş.

Büyüklerin sözüne, uymadın çalışmadın,

Her zorlukla süzüldün, çözemedin bir soru.

Bak gördün mü sorular nasıl çözülürmüş,

Göreceksin bu hayat nasıl sürdürülürmüş…

Hacice Elif  Uğurlu

KaFaM kArMa KaRıŞıK

Çoğu zaman… Üzülsem mi? Sevinsem mi? Sinirlensem mi?   Kırgınlaşsam mı? Ne yapacağımı, ne zaman yapacağımı, nerede yapacağımı hatta ne sebeple yapacağımı bile, ya bilmiyorum yada unutuyorum… :ı Yanlış mı yaptığımı, doğru mu yaptığımı,az mı yaptığımı çok mu yaptığımı bir türlü karar veremiyorum. Siz de hiç böyle anlar yaşadınız mı? Sabırsız mıyım, sabırlı mıyım? Bana neler oluyor böyle? Kafamda bin tane soru ve bin tane cevap var.Ve ben hiçbir soruyla cevabını denkleştiremiyorum. Ve bana yardım edebilecek hiç kimseyi bulamıyorum. Acaba ne yapmalıyım?bilemiyorum?

Bizim Kahraman Ve Pembe Devler

Her zaman gördüğüm gibi yine kabus gördüm uyurken. Çoğu zaman devlerle dolu bir kafes görürüm. Şimdi bu dev kafesi kabusunu sevgili okuyucularım sizlere anlatacağım. “Ben devlerin arasına giriyorum girmemin sebebi ayakkabılarımı almaları tam ayakkabılarımı alacak iken devlerden biri beni yakalıyor.

Ben ne yapmam gerekiyor diye korku ile düşünür iken ağabeyim atlayıveriyor kafesin içine birden hemen beni devin elinden alıyor ve sen kenarda dur diyor ayakkabılarımı alıyor ve kafesten çıkıyor. Ondan sonra da eve dönüyoruz.” İlk defa iyi son ile biten bir kabus. :) )

Cennet Treni

Benim canım ablam beni çok güzel bir trene bindirdi. Çok eğlendim,fakat bu gerçek tren değildi.Aslında bu bir sinemaydı. Tam yedi boyutlu bir kısa film yani anlayacağınız. :) Bir gözlük taktık koltuğa oturduk kemerlerimizi taktık ve birden sallanmaya başladık. Evet tren raylarında ilerliyorduk. Sanki gerçekten tren raylarındaymışız gibi. Acayip eğlenceliydi. Raylarda ilerlerken tam da, üzerimize su sıçrattılar. Yarasaların içinden geçer iken ayaklarımda bir hava hissettim.İnişli çıkışlı bir yerdi çok fazla sallandık. Sonunda tren rayları bitiverdi düşeceğiz diye çok korktum! Ama meğersem cennete gelmişiz.

Ama cenneti görünce düş kırıklığına uğradım. İnşAllah gerçek cennet orada gördüğüm gibi değildir. Ablama bunu söyleyince ablam çok güldü. eve geldiğimizde bitmiş durumdaydım sevgili okuyanlar. Tekrar tekrar okumanız dileği ile …:)

İlk Yazım

Selam!

Şu anda bloğuma ilk yazıyı yazmış bulunmaktayım.:) Kendimi sanki çok büyük bir iş başarmış gibi hissediyorum. Çok mutluyum. Bu yazının ilk yazım olmasının avantajları da var, dezavantajları da var. İlk yazım olmasının dezavantajları ne yazacağımı bilemem olması, avantajları da çok uzun yazıp başınızın etini yiyememek..

Şimdilik bu kadar ama önümüzdeki günlerde bol bol gevezelik yapacağım.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.